4+4+4+belirsizlik!

Eski Cumhurbaşkanlarından Turgut Özal, ölmeden önce yakınındakilere “Eğitim ve Sağlık geleceğin en çok kazandıracak sektörleri olacak, dikkat edin” buyurmuş.  Yani bir insanın vatandaş olmakla edinebileceği ve ücretsiz olması gereken hizmetleri, amiyane tabiriyle voleyi vurmanın yolu olarak işaret etmiş. Sağlık sisteminin hali malum, ezcanelerin camlarına “yapılan kesintilerle ilgimiz yoktur” benzeri ibareler bulunan kağıtlar astığı başka bir ülke var mıdır bilemiyorum.

Fakat Eğitim sistemimiz eminim ki eşsiz!  30′lu yaşlarda yetişkinlerinin her birinin ayrı lise eğitimlerine maruz kaldığı, 20′li yaşlarında gençlerin her birinin ayrı bir öss sınav sistemine tabi tutulduğu, 10′lu yaşlarında her bir çocuğun ayrı bir seviye belirleme sistemiyle cebelleştiği yurdumda, sıra geliyor mini minnacık birlere… Zorunlu eğitimin bambaşka zorunluluklara göre şekillendirildiği apaçıkken 5 yaşında çocuklarımızı zorunlu eğitim çarkına sokmamız isteniyor. 8 mi 12 mi, zorunlu mu seçmeli mi, Milli Eğitim mi Özel okul mu, Ünzile mi köyün en son çiti mi?

Mevcut tabloya bakılırsa endişelenmem yersiz zira benim oğlum ‘okul çağı’na gelene kadar sistem 3-5 kez daha değişir ama belki bu belirsizlik en endişe verici olanı. Hep daha olumsuza ilerleniyorken, bizi de daha olumlu bir tablo beklemeyecektir. Sanıyorum çocuğunu o kadar erken yollamak istemeyen bir çok aile olacaktır çünkü çocuk yetiştiren bilir ki, değil 1 yıl 1 ay bile çok değerlidir çocuk gelişiminde. Ben o 1 yılı kaybetmemek için elimden geleni yapacağım, bakalım önümüzde ki günler neler getirecek

Advertisements