HERKES GİBİ

İki ay önceydi, büyük değişimler başladı hayatımda. Ardı ardına nefes alamadım, dinlenemedim, izledim sadece.
Değişmeyen tek şey değişimin ta kendisi diyen boşuna dememiş. Herkes değişiyor, fikirler, istekler, hayaller de dahil. İnsan zaten birbirinden farklıyken bir de zamanla değişime uyum sağlama ve tutunma lazım ilişkiler için, çok zor.

Vücut çok akıllı, yabancı olanı mutlaka dışarı atıyor. Senden değilse eninde sonunda çıkacak, gözüne toz kaçması, topuğuna diken batması gibi. Sadece sen olan, senden olan seninle.
Ruh o kadar akıllı değil maalesef, benim diyor, benden diyor hemen atamıyor içinden. Değişikliğe adapte olamıyor kolayca, direniyor.

Terapistim gerçek ben ile kabuğumu ayırdı.
Gerçek ben’e Ahmet dersek, kabuğum Mehmet olsun..
Değişiklik karşısında Mehmet çok rahat, dalga geçer, küçümser, yeri gelir aşağılar. Mehmet, acımadı ki acımadı ki adamıdır, sallamaz hiç bir şeyi.
Ahmet’se naif bir delikanlı, sesi az çıkar, efendidir, değişikliğe Mehmet’in artistliğiyle uyum sağlayamaz, hep çıkmadık can’da umut vardır diye düşünür, kadercidir, inançlıdır.
Terpistime göre biz Ahmet’in sesini yükseltip, Mehmet’i zayıflatmalıyız, bu kadar güçlü olmamalı. Onun gücü benim stres hormonumu yükseltiyormuş.

Ama şimdi bakıyorum.
Mehmet, zayıflarsa üzülürüm bence.
O eğlenceli, tezcanlı, hareketli ve kıvrak zekalı.

Ahmet’se evet iyi ve şeffaf ama mıy mıy, iç kıyıcı, hüzünlü, derin..
Ahmet’le başbaşa kalmak istemediğime eminim nedense.

Değişiklik kaçınılmaz der Ahmet, derindir ama sukunetle kabul eder.
Mehmet öyle mi, Mehmet ezer de ezer..
Der ki; insanoğlu bencildir, kendinden başkasını düşünmez. En tehlikelisi de kendisini farkında olmayan bencildir. Bu tipler etraflarına en fazla zararı verirler. Yüzeysel ilişkiler de “ayyy ne iyi” diyebileceğimiz ama derin ilişkiler de kendini saklayamayan bu sebepten derinlikten kaçan insanlardır.

E şimdi ben bu Mehmet’i nasıl sevmeyeyim. Akıllı adam bence :)

Not: Şizo bir post oldu, idare edin.

Nazım’dan gelsin son iki ayımın şiiri.

HERKES GİBİ
Gönlümle baş başa düşündüm demin;
Artık bir sihirsiz nefes gibisin.
Şimdi tâ içinde bomboş kalbimin
Akisleri sönen bir ses gibisin.

Mâziye karışıp sevda yeminim,
Bir anda unuttum seni, eminim
Kalbimde kalbine yok bile kinim
Bence artık sen de herkes gibisin.

(Altıncı Kitap, Temmuz 1336/1920)

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s